31 Temmuz 2010 Cumartesi

ARICILIK MI ŞAKLABANLIK MI KALİTELİ ANA ARIMI TUZAK MI ?

Piyasada kendilerini ülke arıcılığının isa mesihi olarak tanıtan şahısların internet üzerinde yaptıkları şaklabanlıktan öteye geçmeyen davranışları sorgulamak gerekmiyormu diye soruyorum bu yazıda..
Özellikle ana arı yetiştirmek her arıcının bilmesi gereken arıcılarının en çok zevk aldığı onlara üretme ,kazanma, ve başarı duygusunu her sezon yaşatan bir uygulama iken özellikle küçük çapta arıcılık yapan vatandaşlarımızı hedef alan internet üzerinde her fırsata bilim adamlarını eleştiren ülke arıcılığına yıllarca emek vermiş kişileri birşey bilmemek ile suçlayan ve ne hikmetse yurt dışından gelmiş arıların tek ümit olduğunu düşünen kişilerin sitelerine bloğlarına bir bakınız.. söylemleri aynen şudur.. biz yaptıklarımızı paylaşıyoruz bilim adamları yatıyor ..ama unutmayınız o kişilerde bizim bilim adamlarımıızn eserleri ile arıcılığa başlamış ve devam ettirmekte.. aynı şahıslar ülkede görülmemiş fiyatlara ana arı satıyorlar ve ana arı üretmek için hiç bir izinleri yok.. baktığınızda ise bulundukları konum itibarı ile ülkemizin küçük bir bölgesinde tanıdık eş dosta hizmet veren bu değerli arıcılar ( değerli olmalılar ki piyasada 18 ila 20 tl ye faturalı makbuzlu ana arı varken 35  ila 70 tlye belgesiz fişsiz vergisiz ana arı satıyorlar)  arıcılık uygulamaları,kullandıkları ilaçlar ve hatta ana arı yetiştirme yöntemleri olarak o hep kötüledikleri bilim adamlarımızın yazılarından bir adım dışarı çıkmayan uygulamaları şu ülkeden ne zorlukla aldık getirdik bu ülkede böyleydi biz de öle olcaz yakında şu ırkı edinelim diye boyayıp boyayıp yeni icatmış gibi pazarlayanlara arıcımı şaklabanmı demeli bilmiyorum..çalışkan insandırlar emek vermişlerdir sözüm yok.. öğrenmişlerdir öğretmek isterler onada sözüm yok ama bu ülkede hayatını arıya arıcılığa adamış insanları kötüleyerek üniversiteleri kurumları suçlayarak o kurumlarda üretilen bilgiden araştırmadan faydalanıpta konuşmak şaklabanlıktan başka bir şey değildir... kullandıkları ırkların günlük yumurtlama özelliklerini uysallıklarını efendim bal verimlerini sürekli ağzından düşürmeyen bu arıcılık kurtarıcıları acaba unutuyorlarmı ki??
hangi kaynağa bakarsanız bakın günümüzde en önemli özellik hastalık ve zararlılara direnç tir ?
peki hangisi internet sitesinde bu yönde bir yazı yazıp size cevap verebilir...... elden ana arı satanların hangisi ben şu yöntemle ana arıyı ıslah ettim de şu testler ile hastalık ve zararlıya dayanıklı olduğunu biliyorum diye bilir. insanımızın para kazanmasına karşı değilim ama maddi kazançlar için ülke insanına sanki yeni bir arı ırkıymış gibi överek ne olduğu bilinmeyen ana arıları satmak bencilliktir.. insanımıza sesleniyorum. internette arama motoruna arıcılık yada ana arı yazdığınızda çıkan her adres doğru ana arıyı temin edeceğiniz adres değildir. sizin hangi ırkı kullanmanız gerektiği internetin maddi kazançlara alet olmuş şaklaban sayfalarında yazmıyor efendiler.. hangi ırkın ana arılarını kullanmanız gerektiği kendi bölgenizde üretilen uzun yıllardır kullanılan arılar içinde kendi gözlemleriniz ve konunun uzmanı kurumlardan alacağınız yardım sayesinde kendi çabalarınızla bulmanız gerekiyor .. evet komşu arıcınız size yardım edebilir buna inanırım .. çok güzel örneklerinide okuyoruz internet üzerinde.. ama sadece uysal diye sadece sizin bölgenizde hiç olmayan nektar akımlarında çok bal yaptığı süslü internet sitelerinde yazıyor diye yabancı gelinler alıp arıcılığımıza bir baltada siz vurmayınız...


Türkiyede ana arı üretimi bir yasal mevzuatla belirlenmiştir. arıcılarımızın temel sorunlarından biri olan ana arı temininde bu mevzuatlara uyan kendilerine her ana arı için fatura verebilen işletmelerle çalışmaları kendileri yararına değilde nedir acaba? her fırsatta bilim insanlarına saldıran oradan buradan gelen arıdan sihirli formülle ürettim diyerek piyadasa ki ana arıların çok üzerinde fiyatlara ana arı satan arıcılık şaklabanlarına itimat etmek araştırmadan bilmeden her ana arıyı arılığımıza sokmak gelecek nesillerdeki arıcılığımızı tehlikeye sokmaktadır..
şuan avrupa ülkelerinde özellikle sınır komşumuz olan balkanlarda oraya uyumlu karniyoller satılmaktadır.. isteyen herkes bu anarıları getirebilir..avrupaya uzanmaya gerek bile yokyani.. aldanmayınız. değerli arıcılar kaçak yollardan ülkemize gelen bu ana arılar hiç bilmediğiniz bu güne kadar   ülkemizde görülmemiş arı hastalık ve zararlılarınıda beraberinde getirebileceği gibi oradaki iklime uyumlu ırkların ülkemizin her yerine yayılıp bölgelere hattta aynı bölge içinde çeşitli olaylara göre değişsen iklime uyum sağlamasını da beklemek yanlış olacaktır.. ayrıca uzun zamandır bilinen ve endişe uyandıran bir konuda genetik kirlilik konusudur ki zaten hali hazırda bu sorun var ken hayal ürünü olan verimler için yabancı arıları her bölgeye yaymak mantıksızdır..

Değerli arıcılar.. Ülkemiz arıcılığı sıkıntılı konumdadır. eldeki potansiyel değerlendirilememektedir..bunu kabul etmek gerekiyor. Ama şunu bilmeliyiz ki dünyanın gerisinde olduğumuzu söyleyenler arı kolonilerinden aldığımız verimi baz alarak konuşuyor ancak bunların bir çoğu bizi pazar olarak olarak gören kişiler. dünyanın gerisinde isek bizim ihtiyacımız olan şey arıcılık uygulamalarını iyi öğrenmek bir tek mumu bile ziyan etmemek  nektar akımlarını en yüksek düzeye yayarlanacak şekilde koloni yönetimini öğrenmek ve bunu geliştirmek  AYRICA SADECE BAL DEĞİL ARININ HER ÜRÜNÜNÜ ÜRETMEK VE SAĞLIKLI ŞEKİLDE TÜKETİCİYE ULAŞTIRMAK...ıslah edilmiş genç kaliteli  ana arılara ihtiyacımız var ama ana arılarda bizim ırklarımızdan bizim elimizde yetişmeli yoksa almanın mercedesinin bmw sinin italyanın ferrarisinin bizim ülkemizin taşlı topraklı yollarında bizlere çok bi faydası yok..




bu linkleri okumanızı ve sizlere adeta yolunacak kaz gibi davranan ve her imkanını bulduğunda bu ana arıları damızlık getirip üretmek şıu kadara mal oldıu oof bi bilsen diye yakınan ama devletine bir kuruş vergi vermeyen şahışların yüzüne vurmanızı tavsiye ediyorum .. saygılarımla


http://www.tarim.gov.tr/uretim/Aricilik,dam_anaari_uygesaslari.html


http://www.zmo.org.tr/mevzuat/mevzuat_detay.php?kod=163


http://www.tarim.com.tr/haber/haberdetay.asp?ID=1076


not şaklaban kelimesi lütfen kimseyi kırmasın şaklabanlar insanları eğlendiren ve neşe saçan kişilerdir.. sözlük anlamı ise -Şen, şakaci ve güldürücü (kimse) - olarak geçmekte ama mallesef yazımda geçen şaklabanlar arıcılarımızı güldürmek vaadiyle uzun vadede ağlatacak olduğuna inandığım kişilerdir

7 yorum:

ali yener dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
yalovalı arıcı dedi ki...

alan razı veren razı kime ne oluyorki zoruna gidiyor ben karniyollardan hiç bir fayda görmediğim halde şikayetçi değilim denedim yanıldım bunda ne varki giden bir kaç yüz tl olsun

hbcaliskan@gmail.com dedi ki...

merhabalar.. değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. yazı kavga çıkartmak amaçlı değildir bu birincisi. sayın yusuf abim bildiğin üzere bende yalovalıyım bir türlü imkanım olmadı yanına ugramaya . aynı görüşleri paylaşmıyor olabiliriz bu normaldir ama bir konuda konuşuyorsak konuşmamızın dayandığı temelleri açıklamak zorundayız ki konu hakkında muallakta bi şey kalmasın.
yusuf abi sen denedim diyorsun ve ardından ekliyorsun giden birkaçyüz tl olsun diyorsunda .. o koloni tüm sene besleniyor gözü gibi bakılıyor arıcılarımız üzülüyor bu kayıplar yaşandığında emekleri boşa gidiyor .. buna bir maddi karşılık varmı abi..

2. konu genetik kaynakların kirlenmesi ki değerli yusuf abim seninde bloğunu ilgi ile okurum dışarıdan gelen arıcılar ile yaşadığınız sıkıntıları yazıyordun bir zamanlar.. hal böyle iken muğla arısının yayılmasından şikayet ederken elin gavur kızını niye alalım ..:) tabi her arı ırkı değerli de gavur kızı benzetme abi kızma bana
3. konu da şu ki yusuf abiben hiç bir fayda görmediğim halde şikayetçi değilimki ben denedim yanıldım diyorsun.. denenmişi bir daha denemek keşfedilmişi bir daha keşfetmek kime fayda sağlar abi.şimdi senin benim param varda aldık bu cici kızları arılığımıza kendi adıma diyorum ki zarar ettim.. umurumda değil.. ama çocuk okutan evindeki yiyeceğini almayıp arısına iyi bakmaya çalışan umutları bir iki teneke bala bakan arıcının zararı ne olcak abi? hadi buna maddi bir ölcü koyalım .. koyamayız be abicim..
kuş adası ağaçlıda arısı zehirden etkilenen arıcının acısını görünce bende kahrolmuştum..ha arısını zehirleyip hemen öldürmek ha bu koşullarda verimsiz olacağını bildiğim arıyı arıcıya tavsiye etmek ikisinin arasındaki terk fark zehirde ani ölüm diğerinde ise bi sezon bıktırıcı çalışma sonucunda arıcılıktan soğuk...

ben nasıl bile bile buna ses etmiyim be abi .. haklı olduğumu sen mesajında yazmışsın zaten..umarım ki arıcılarımızı bilinçlendirip arıcılığımızı ileri taşıma anlamında faydalı oluruz saygılarımla

taskın dedi ki...

selamlar
bir konu ancak bu kadar güzel dile getirlebilirdi
10 senedir savunduğum bu yüzden arıcılar tarafından tecrit edildiğim konuyu dile getirmişsiniz
arıcılar beni değil aslında kendilerini tecrit etmişlerdi
kendilerine yazık etmişlerdi
donanımlı bir çok başarılı arıcıyı dialoğ yerine ellerinin tersi le ittiler buyuk kayıp var
demek bu yolda yanlız değilim çok mutluyum şimdi
sizi kutluyorum
başarılar diliyorum

hbcaliskan@gmail.com dedi ki...

taşkın bey konularda belli bu konuda yapılacaklarda..önemli olan birlik ile bu yolda yürümek.. gerisi zaten gelecektir.. saygılarımla

Mehmet Kenar dedi ki...

Hüseyin bey,konuyu ele alalı epey zaman olmuş, fakat bu konu hep sıcaklığını korudu, bu tür yazılar yüzünden biz forum üyeleri olarak hepimiz nasibimizi aldık, yazılarını takip ettiğimiz kişiler, bizlerin, yani benim durumumda olanları, kendi bloglarında, diğer kişilerin şakşakçısı olarak ilan etti,
neyse asıl amacım sizi bu yazınızdan dolayı kutlamak içindi

başarılar dileğiyle

hbcaliskan@gmail.com dedi ki...

Mehmet bey. teşekkür ederim. çok takılmayın ilanlara. ben genelde haberleri okumayı tercih ediyorum..saygılarımla..