25 Mayıs 2009 Pazartesi

ANA ARIYI İŞARETLEMEK

dikkatli yapılması gereken bir işlem. önemli olan şey abdomen yani ana arının arka kısmından tutmamak. ileride bende kendi çektiğim videoyu paylaşacağım umarım.bu videoda nette bulduğum ve beğendiğim bir video umarım beğenirsiniz vede sizlere faydası olur.

21 Mayıs 2009 Perşembe

ÇİFTLEŞTİRME KUTULARININ KULLANIMI HAKKINDA

Merhabalaruzun zamandır arılıktan derslerden başımı kaldırıp bişeyler yazamadım. Fatih kardeşimlede konuşmuştuk bi ara bizde ana üretmeye başlayınca okulda bu kutuları kullandık ve banada bir konu çıkmış oldu. ana arı üretimine değinmeden bu konuyu yazmak birazcık mantıksız gibi görünsede yinde ben burdan başlamak istedim. yazı boyunca hatam yanlışım yada eksik gördüğünüz yerleri düzeltir yada sorarsanız sevinirim


bu kutuların kullanılış amacı ana arı üretiminde son aşama olan yüksüklerden çıkacak ana arıların uygun koşullarda bakılmasını ve çiftleşip yumurta attığının görülerek kullanıma hazır hale geldiginin onaylanmasıdır. bu amaçla hazırlanacak kutular ilk önce eksik kırık yada herhangi bir hasar olup olmadıgı kontrol edilmelidir. bizim kullandığımız resimde görülen kutuda altta olan giriş deliği metal bir ızgara ile kapatılıyor. Kutuya arı aktarırken girişin kapalı olmasına ve içinde havalandırma deliklerini tıkayacak bir cisim bulunmamasına dikkat edilmelidir bu kutuda cerveve yerine bir çıta kullanılıyor temel petek bu çıtaya dikkatsiz tutturulursa sıcaklarda düşme yapabiliyor bu durumda havalandırma ya zayıflıyor yada tamamen iptal oluyorki bu çok riskli bir durum . kutuları ana arıların yüksükten çıkış tarihinden bir gün önce hazırlamak gerekiyor. daha sonra içerisine genç arılardan yeteri kadar aktarılıp çıkmasına yaklasık birgün kalmış yüksük çıtalar arasına asılarak kapağı kapatılıp serin nemli ve karanlık bir ortamda 3 gün beklemeye alınan kutular üç günün sonunda yerlerine alınabilir . kutuları arılığımızdan en az 5 km mesafeye taşıyamadığımız durumlarda bu 3 günlük süre kutuya alınan arıların eski yerlerine dönmesine engel olmak içindir her ne kadar yavrulu çercevelerden arı aktarsakda kutumuzda tarlacı arı lar olacaktır bunların eski kovanlarına dönmesini engellemek için 72 saat üstü bir sürede bekletmek iyi bir çözümdür çünkü yapılan araştırmalar arı hafızasının 72 saatten sonrasını hatırlamadığını göstermektedir.

kutuya arı aktarma
na arılarımızın çıkış günlerini tam olarak bilmemiz çok önemlidir yüksükten çıkmalarından bir yada iki gün önce yüksükleri çiftleştirme kutularına aktarabiliriz. bunun için yapılması gerekenler.
çifleştirme kutusunun sağlamlık kontrolü
içinde konulacak temel peteklerin kapagın kontrolu alt ızgarayı tutan tırnakların sağlamlığının mutlaka onaylanması gerekir ki karanlık odada arıların dışarı çıkması pek hoş olmuyor
kutunun hazırlanmasıarıları karanlık ortama alacağımız için onları beslememizde gerekmektedir bu amaçla kutunun besleme bölümüne uygun malzemelerden yapılmış kek koymak mümkündür.3 günlük kapalı süre boyunca arıların ihtiyacını karşılacak besin konulmalıdır bu sıvı besin şerbette olabilir ama şerbet verildiginde kutunun taşınmasına ayrı bir özen gösterilmeli kutu içindeki şerbetin arıların oldugu bölüme akması büyük bir risk olduğu unutulmamalıdır. şerbete bulanan arı kutunun altına düşmekte digerleri tarafından temizlenene kadar havalandırmayı iptal etmektedir bu sayı çogaldıkça kutumuz havasız kalabilir ..
besleme kısmı hazırlanan kutu içindeki çıtalarıda hazırlandıktan sonra arı aktarımına hazırdır
bu esnada kutular arılıktan uzağa taşınmayacaksa konulacakları karanlık ortamı hazırlamak ve kutuların havalandırmaları kapanmayacacak şekilde dizilmesini sağlayacak düzenek kurulmalıdır.bu fotpğraflardaki kutulartın havalandırması altta oldugu için en iyi yöntem iki kutunun arasına bir kutu kadar mesafe bırakarak ikinci sırayı bunların boşluk kısmına gelecek şekilde üzerine dizmektir.
kutuya arı aktarmak
öncelikle kapalı yükseklerde analarımızın oldugu çıtalar bir ruşet içine üzerindeki arılarla beraber alınır. önceden belirlenen bol yavrulu kovanların yanına kutular vede kapalı ana yüksükleri getirilir. yavru durumu iyi ve güçlü kovanlarımızdan arı aktarmamız en iyisidir.ancak dikkat edilmesi gereken kovanı fazla zayıflatmamak bakıcı arıların çok fazla oldugu yavrulu çercevelerden arı alırken kovan içindeki dengeyi aşırı bozmamak gerekir . güçlü kovandan çekilen yavrulu çerçeve üzerinde genelde bakıcı ve genç arılar bulunur. bu çerceve ana arı olup olmadığı kontrol edilir . esasında kovanın anasını bulup gördükten sonra anayı uzaklaştırıp arı aktarmak en iyisidir .kutu içerisine silkmeden önce bir adet çıkmaya yakın ana yüksüğü kutudaki çıtaların kenarına biraz mum vasıtasıyla yapıştırılır arı aktardırtan sonra arıların çıkmaya çalışması yüzünden yüksügü asmak biraz zor olsada bazı arıcılarımız yüksükleri arıları aktarıktan sonra iki çıta arına asmaktadırlar burada tercih sizlerindir. yavrulu çercevedeki arılar bir çuvalın yada bezin üzerine silkilir genelde uçmayan arılar genç arılardır bu arılar çuvaldan kutuya aktarılmadan içinde ana olup olmadığı bir daha kontrol edilir erkek arılarında en az miktarda bulunması istenir ki kutuda ölüp havalandırmaları tıkamasınlar.KUTULARA AŞIRI ARI AKTARMAK ÇOK TEHLİKELİDİR. HAVALANDIRMA YETERSİZ KALMASI DURUMUNDA BÜTÜN EMEKLERİNİZ BOŞA GİDECEKTİR. BU ÇOK ÜZÜCÜ DURUM İÇİN EN İYİ ÖNLEM ARILARI KUTUNUN BÜYÜKLÜGÜNE GÖRE AKTARMAKTIR . UNUTMAYINIZ KUTUNUZ BAHÇEDEKİ YERİNE ALINDIKTAN SONRA ONA TAKVİYE YAPABİLİRSİNİZ.
arılar kutuya aktarılıp kapak kapatılır vede kutumuz 3 günlük istirahati için yerine taşınır.
içeriye almadan önce kutunun etrafında kalan arılar fırca ile temizlenir . kutudan bir sızıntı kaçak kırık olup olmadığı ( özellikle şerbet verilmişse) kontrol edilir arıların dışarı çıkmadığından uygun havalandırmanın sağlandığından emin olunca kutu yerine alınır. karanlık odada rahatsız edilmeden gecen üç gün içerisinde odanın zemini günlük sulanırsa arılar için bir ferahlama sağlayacaktır odada çok miktarda kutu olması durumunda geceleri odayı havalandırmak uygundur. arıların ışık görmemesine dikkat edilmelidir ki havalandırmaya hucum edip başlarını ızgaradan geçirip delikler önünde ölmesinler
arıları içeri aldığımızda işimiz bitmiyor kutular için arılıktaki yerimizi hazırlamalı çiftleştirme uçuşu için gerekli önlemleri almalıyız .
öncelikli olarak kutularımız genelde yer darlığından birbirine yakın koyulmak zorundadır bu durumda çifleşmeye çıkan ananın şaşırmasını engellemek için kutuların ön yüzlerini boyamak giriş deliklerini farklı yerlere çevirmek vede kimisini yere yakın kimisini yerden biraz yüksekte olacak şekilde düzenlemek mümkündür ..
kutuların arası iki metre civarı olması vede mümkün oldugunca dağınık olması istenen bi durumdur. şaşırmaların önüne geçmek önemlidir.kutular dışarı alındığında ilk kontrol yapılır bu ilk gün ananın çıkıp çıkmadığı kontrol edilir ana çıkmış sağlıklıysa bir daha en az 6 gün bu kutuya dokunmamak gerekir. çiftleştirme kutuları sabah 10 dan önce vede akşam 5 ten sonra konrol edilmelidirki kutuların arasına girdiğimizde çifleştirme uçuşuna çıkan ana arı bizi işaretler geri geldiginde orada yoksak yada yer değiştirdiysek kendi kovanını bulması epey zorlaşır bu yüzden çiftleştirme kutularını ve etrafondaki metaryalleri olduğunca sabit tutmalıyız vede çiftleşme uçuşuna uygun zamanlarda kutuları açmamalıyız. ilk gün bu kontrol yapılabilir çünkü analar henüz yeni yerindedir .bu kontrolde anasını herhangi bri sebebten kaybeden kutulara elde yedek meme varsa verilebilir bunları tekrar içeri almaya gerek yoktur.
bu ilk bir haftalık sürede çiftleşmemiş ana arıların oldgu kutuları beslemek gerekmez ancak mevsim çok kıtsa yokluk varsa çok az bir besleme yoluna gidilmelidir. anası çifleşmemiş kutulardaki arılar besleme çok yapılırsa nektarda fazla geliyorsa ananın hemen çifleşmesini istecekler bu baski anayı yıpratacağı gibi eğer ana arı çevresel etkilerden dolayı çiftleşmede azıcık geç kalsa bile arılar onu keseceklerdir. ananın çifleştigi ve yumutlamaya başladığı dönemden sonra besleme konusunda sorun olmaycaktır. birde önemli konu bazı kutularda ki arı mevcudu az gelebilir gözünüze bunların önüne arı silmek faydalı olacaktır ama bu önüne silktigimiz arıların ana arımızı kesme ihtimali vardır bu sebeble ben böyle zayıf kutulara arı silkmeden önce bir çerceve yavrulu arıyı karanlıkta ogul kutusunda anasız vaziyette 3 saat kadar bekletmenizi ve sonra aşırı olmayacak şekilde kutuların önüne silkmenizi tavsiye ederim çerveceyide aldığınız kovana geri verebilirsiniz ..

umarım açıklayı bir kaç bilgi paylaşabildim sizlerle bizler paylaştıkça birbirimize destek oldukça arıcılığımız gelişecek hak ettiği yeri bulacaktır buna inanıyorum

17 Mayıs 2009 Pazar

FOTOĞRAFLAR






maşallah nazar değmesinn :):)


genel görüntüü
çiftleştime kutusu
öldürünce çok üzülsemde arılarımızı düşünmek zorundayım biliyorum onlarınkide hayat mücadelesi ama öldürmesek çok zarar veriyor bir dakikada 3 sorti yapıp 3 arıyı alıp gidiyor bir tanesi ölüm makineleri

nasanof salgısıı

ah be mustafaa zorla fotografmı çektirilir ogul altında düşüverecek ensenden içeri

sende ogul verdin yaa..

ne yapsan boş bazen arı arıcıyı yönetiyor arı tarafından yönetilen
bir arıcı olmaktan korkuyorumm açıkçasıı

arı sütü üretimiii.....
sayın MUSTAFA Hocama ve benden hiç bişey esirgemeyen son sınıf öğrencisi mustafa kardeşime sonsuz teşekkürlerr

vah be mustafamm o tepedekidalda hiç ogul eksik olmaz sende çok iner çıkarsın



her yanımız oğul bizden çıkmadı diyorsun yolda denk geliyor komşu arıcılardan kaçanlar ..

işlerin ve derslerin yogunluğundan dolayı uzun süredir bişey yazamadım bari fotoğrafları ekliyelimde onların anlattıklarını paylaşayım istedim .. en yakın zamanda bilgi dolu paylaşımlarla buluşmak üzere

4 Mayıs 2009 Pazartesi

MODERN ARICILIKTA FENNİ KOVANIN YERİ VE KULLANIM GEREKLİLİĞİ


Herkese merhaba bu gün sabah çok güzel bir hava vardı aydında haftanın ilk günü olunca okula doğru yollandık bizde. dersler filan derken okul bahçesindeki kara kovanlarıda bir ziyater edeyim dedim . okulumuzun içinde 2 ad karakovan bir de fenni kovan arımız var. onları izlemekten büyük bir zevk alırım . bugünde yanlarına gittigimde harika bir tempoda çalışıyorlardı. kimsenin onları rahatsız etmediği köşelerinde sessiz sedasız işlerini yapan arılar için nasıl bir yaşamdı bu ? düşünüyorum.....
düşüyorum biz bu minik dostlarımızı tarihin bilinmeyen çağlarından beri kendi çıkarlarımıza kullandık onların hakkında öğrendiklerimiz gelişmemize katkı sağladığı gibi bize sunduklarından besin ve ilaç olarak faydalandık. Peki insan oğluna katkısı pek çok olan bu canlılara biz neler verdik ?......

bal arıları doğada açık alanlardan taş oyuklarına mağaralara ağaç kütüklerine kadar her yerde yuvalanabilir. var oluşu insanlık tarihinden eskilere dayanan bu böcekler ürettikleri balın besin ve ilaç olarak kullanılmasıyla insan hayatına girmiştir. arıların doğal barınaklarında yaşam mücadelelerine devam etmesi kendisini dünyanın sahibi ilan eden insan oğlunun kurallarına aykırı düştüğünden olsa gerek zamanla onları doğal ortamlarına benzeyen ancak insan kontrolü altında olan barınaklar içinde yaşamaya ve ürettiklerini paylaşmaya zorlamışlardır. Dünyanın her yerinde çeşitli şekillerde görülen adına kovan denilen insan imalatı arı yuvaları günümüzde hemen hemen her yerde standarttır. bu standart kovanların kullanım gereklilikleri çok geniş konu olmakla birlikte içlerinde en önemlisi bal arılarında hastalık ve zararlılara karşı etkin mücadele edilebilmesidir. Doğal ortamda arılar zararlı ve hastalıklara karşı çok çeşitli savunma mekanizmaları gelirştirmişler.

iyi hoşda sen bunca ıvır zıvırı niye yazdın, kimseyi sıkmadan konuya geçelim diyenlerde olacağı için başlıyalım kovanlarla ilgili yazımıza
niçin modern kovan kullanmalıyız sorusuna pek çok sitede modern kovanın özellikleri , teknik ve ileri arıcılıkta modern kovanın kullanılmasının gerekliliği cevap olarak anlatılmıştır
ben sizlere kara kovanda yapılan ilaçlı mücadelenin başarısızlığı vede varroa ile diğer hastalık ve zararlılara karşı etkin mücadele yapılamamasını anlatmak istedim. okulun bahçesindeki iki kara kovanda çektiğim fotograflar her şeyi anlatmaya yeter aslında
kara kovanımızda uçuş tahtası önüne koyduğum mermerin hali ortada yavrular varroa hasarından dolayı ölmüş bir çogu gözlerden sökülmüş atılmış . ergin olarak çıkmış bireylerin de ya kanatları yok ya abdomenlerinde hasar var.
yazının devamını en kısa sürede yazmayı umuyorum önümüzdeki günlerde okuyabilirsiniz ...

2 Mayıs 2009 Cumartesi

BİR FİDANIN BÜYÜMESİNE YEŞERMESİNE ŞAHİT OLMAK


Bir fidanın yeşermesine şahit olmak nasıl bir duygudur?

Bilirmisin?

Yaşadığın betondan şehirde yeşili görebilmek nasıldır ?

Bilirmisin?

1 Mayıs 2009 Cuma

VARROA AKARINA KARŞI PUDRA ŞEKERİ İLE MÜCADELE YÖNTEMİ

Varroa bal arılarında larvaların ve ergin arının hemolenf ini emerek beslenen bir zararlıdır ergin bireylerin vücutlarını oluşturan kitin tabakayı ayaklarındaki emeçler vasıtasıyla delerek arının vücut sıvısı (hemolenfi) ile beslendiği gibi ergin birey üzerinde açtığı deliklerden her tür virüs ve diğer hastalık etkenlerinin arının vücuduna girmesini kolaylaştırmaktadır. Bu zararlıyla mücadele çeşitli şekillerle yapılmaktadır en bilinen yol tarım bakanlığında ruhsatlı üretilen ürünlerde kalıntı bırakmayan ilaçların reçetesine uygun olarak kullanılmasıdır. Ancak varroa ile mücadelenin başka yolları da vardır.
Bende burada sizlere Helsinki üniversitesinden Sayın Karman FAKHİMZADEH’in 15.04.09 Çarşamba günü bizlere yapmış olduğu sunumda anlattığı pudra şekeri uygulaması ve sonuçları hakkında bir yazı yazmak istedim.

UYGULAMA ve UYGULAMA ZAMANI
Çok ince ve kuru pudra şekeri tüm kovandaki arılar üzerine serpilerek tüm çerçevelerin pudra şekeri ile örtülmesi sağlanır. Pudra şekeri arıların vücuduna yapışan varroaların emeçlerine dolarak onları bloke eder ayrıca arılar birbirlerini üzerlerine bulaşan şekerden temizlerken rastladıkları varroaları söküp atacaklardır. Bu uygulamada kovan dip tahtaları ince delikli tel ile kapalı olursa düşen varroa arıya tekrar tutunamaz. Temel uygulama amacı varroaları düşürmek olan yöntemin zahmetli yönü arılar birbirlerini temizledikten sonra kovan dip tahtasının temizlenmesi gerekliliğidir. Eğer kovan dibine önceden bir kâğıt serilmişse onu almak kolay olacaktır ancak kovan dibine düşen atıkların içinde varroayı görmek oldukça zordur çünkü oda beyaza boyanmış durumda olacaktır.
Alınan atıkları bahçeye etrafa saçmak çok yanlıştır özellikle bizim arıcılarımızda görülen kovan içi pisliklerin arılık etrafına saçılması hastalıklı olabilecek mum kırıntılarının ve kovan içindeki zararlıların arılığa dağılmasına sebep olmaktadır. Mümkün olduğunca kovanın yere vurularak içindeki pisliğin temizlenmesinden kaçınılmalıdır. Kovan içinden toplanan atıklar suya atılsa bile varroalar yaşamını devam ettirebilmektedir bu sebeple bu atıkları güvenli bir şekilde yakmak en iyiçözümdür.

14 Nisan 2009 Salı

İKİ ANALI KOLONİ OLUŞTURULMASI

Merhabalar benimde uzun bir dönem merak ettiğim iki analı koloni yönetim hakkında bir yazı yazmak istedim belki arIcılarımıza bir faydamız olur düşüncesiyle. Öncelikle iki analı koloni yönetiminin esas amacı dönem dönem normal kolonilerde görülen ana arı ve kızının aynı kolonide yumurtlamasını nektar akışı öncesinde denetim altında uygulayarak nektar akışı dönemine yüksek populasyonla girmektir . ayrıca bu kolonilerde biriktirilen polen normal koloniden iki kat fazla olacaktır bu durumda arıcı eğer polenli çerçeveleri uygun koşullarda saklayabilirse gelecek dönemlerde kolonilerin polen ihtiyacını karşılamakta zorlanmayacaktır.

bu yöntemin basit bir şekilde uygulanmasını sizlere anlatmak isterim yöntemin yararlarını ve zararlarını tartışarak konuyu dahada anlaşılabilir hale getireceğimize inanıyorum .



Birleştirilerek iki analı yönetilecek kolonilerin ve birleştirme tarihinin belirlenmesi
burada amaç nektar akımına iki ananın yumurtladığı güçlü tarlacı populasyonu olan koloniler ile girmektir bu sebeble işçi arıların pupadan çıkıp kovan içi yaşamlarından sonra tarlacı olacakları zamanı yöresel nektar akımının başladığı zamana getirmek büyük bir önem arz eder. ayarlamalarımızı bu şekilde yapabilirsek bizim için bal verimi büyük bir artış gösterecektir. arının yaşam döngüsü göz önüne alındıgında işçi arı için 21 gün olan gelişme evresine 20 21 gün de kovan içi görevler eklendiginde min 40 günlük bir süre ortaya çıkmaktadır . çok erken birleştirmelerde nektar olmadan tarlacı arılar beslenmek zorunda kalacak aşırı tüketim koloniyi strese sokacaktır geç kalınması durumunda nektar akımı bittiği halde tarlacı arı populasyonu yüksek olacak bu durumda bal hasadı zorlaştığı gibi koloni nektar gelmediği halde tarlacı arıları beslemek zorunda kalacaktır. yağmacılık tehlikesi artacak ayrıca arıları taşıma durumunda yeni gidilen yörede nektar henüz kıt ise yüksek tarlacı populasyonu sorun olacaktır özellikle yağmacılığı yüksek ırklar arıcıya arılığı dar edecektir . bunlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Birleştirilecek kolonilerin gücü birbirine yakın olduğunda ana arın sorunsuz çalışma şansı artacaktır bir tanesi kuvvetliyse bu koloniyi kuluçkalık kısmında tutmak iyi olacaktır.

Birleştirilecek, iki analı sisteme geçilecek koloniler için öz hazırlık

kovan sayısı yeterli olan üreticiler analı kovanları birleştirme yoluna gidebileceği gibi az sayıda koloniye sahip üreticiler özelliklerini bildikleri ve yörelerine uygun arı larından ana üreterek bu bu sistemi uygulayabilirler.


öncelikle iki ananın birleştirilmesini anlatmak istiyorum


birleştirilecek koloniler yanyana koloniler olursa birleştirmede şaşırma ve tarlacı arı kaybı en az seviyeye inecektir.



işlem sırasında kullanılacak ekipmanlar aşşağıda resimlerini ekledigim 1cm genişlikte . 0,5 cm kalınlıkta çıtanın ballık ile kuluçkalık arasına sorunsuz uyacak şekilde bir çerçeve gibi çakıldıktan sonra iki tarafına ince delikli sinek teli gerilmesiyle oluşturulan sineklikli bölme ızgarası , ve yine etrafına aynı ölçüde çıta dönülmüş ana ızgarası ile bir kuluçkalık ve bir ballıktan ibarettir .




iki yüzü sinek teliyle kaplanmış bu çerceve kolonilerin birbirlerine alışana kadar ayrı kalmasını sağlayacak



bu ana ızgarasınıda bizim arıcılarımız malesef sadece ızgara olarak kullanıyor bu şekilde etrafına çıta atıldığında ballıkta bulunan erkek arıların ve yaşlı arıların ölmesiyle kovan içindeki hareketliliği engellemesi azaltılmış oluyor ayrıca çerceve altlarındaki boşluk havalandırma anlamında işe yarıyor en azından kovanlarınızın bir kaçında kullanılmasını ve kovan içi işleyişteki farkları görmenizi isterim


görüldüğü üzere elmizdeki ana ızgarasının üzerindeki çıtalarda dar tarafta bir uçma deliği oluşturacak kadar boşluk var üste koyacağımız koloninin uçuş deliği olcak .


UYGULAMA


Arılıkta önceden belirlenen koloniler kontrol edilir ana arıda ve genel durum da bir sorun yoksa birleştirme işlemine geçilebilir. önceden özellikle allta kalacak kolonilerin en azından bir kaç kere beslenmesi yayar sağlayacaktır çünkü ballık kaldırılarak besleme yapmak zor olacaktır. kuluçkalıkta kalacak koloni nin üzerine örtü tahtası gibi sinek teli yerleşetirilir bunun üzerinede ana ızgarası konulur uçuç deliği olan kısma dikkat etmek gerekir çıtalar üste ve uçuş deliği öne gelmelidir. en üste ballık yerleştirildikten sonra ikinci koloni bu ballığa düzeni bozulmadan aktarılır ana arının zarar görmemesine özellikle dikkat edilir . kolonide oldugunu bilmek işi garantiye almaktır

. en üste normal bri şekilde kapagı kapatılarak koloni 2 yada 3 gün bu şekilde bırakılmalıdır rahatsız edilmesine gerek yoktur üstteki uçuş yerine ince bir tahtadan uçma tahtası yapılırsa arıların işi kolaylaşmış olacaktır bir kaç gün sonra aradaki sinek teli alınır ve koloni biri kuluçkalıkta biride ballıkta olmak üzere iki ana arıyla çalışma bırakılır sineklik alınınca akşamına yada yakın zamanda arıları kontrol etmek üzere açmak hatalı olur en azından 2.yada3. gün beklenmelidir bundan sonra koloniler normal şekilde kontrol edilebilir. koloninin bir anayı öldürdüğü görülürse sinek teli araya konularak koloninin yeni bir ana üretmesi sağlanabilir. ancak çok özel durumlar hariç böyle bir sorun olmayacaktır. arılar kontrol edilerek nektar gelimine göe besleme yapılır populasyon çok oldugu için gerektiği zamanlarda petek vermek önemlidir.

bu yöntemin uygulaması zor görünsede kolaydır ancak dikkat edilmesi gereken ballığın düşmemesi devrilmemesidir aradaki çıtalar ballığı hareketli kılmaktadır bu sebeble düzgün zemin arılığın rüzgar almaması ve mümkünse ballığın sabitlenmesi gereklidir

bu yöntemi sizlere derslerde anladığım kadarıyla aktarmaya çalıştım sorularınızı ve tecrübelerinizi yazarsanız hem bana katkısı olacaktır hemde bu sistemin iyi yada kötü yanlarını bulup geliştirmekte ve arıcılarımıza kolaylık sağlamakta bir adım dah atılmış olacaktır sevgi ve saygılarımla

11 Nisan 2009 Cumartesi

SAYIN Selahattin GÜNEY in yollamış olduğu fidanlar dikildi onların toprakla buluşması bizim için bir bayram oldu.. teşekkürler Selahattin abi





akasyaları arılığımızın hemen önüne diktim boydan boya . sağolsun bizim çiftlikte görevli abimiz MEHMET AKTAŞ bizden önce dikmeye başlamıştı bile kalanları da biz diktik. okulumuzun ZEYTİNCİLİK bölümü öğrencisi canım arkadaşım OSMAN TAŞ ile beraber kazdığımız çukurlara fidanları yerleştirip usülünce hepsini diktikten sonra içimdeki sevinci anlatamam sizlere bize gelen fidanlardan akasyalar arılığa dikildi kestanelerde yaylaya gidecek işallah ıhlamur ve kiraz lar ise okulumuzda güzel yerlere dikilecek . arkamda görülenler arı otu (fazelya ) umarım arılarımız için çok faylalı olacaklar yeni çiçekleniyorlar bir iki bombus dışında henüz üzerinde çalışan arı göremedim ama eli kulağındadır . fidanlarımızla beraber çok güzel bir görüntü olacağını düşünüyorum .


MEHMET AKTAŞ uygulama birimimizin biricik görevlisi ve OSMAN TAŞ gelecek vaat eden fotoğrafçımız.. İkinizede sonsuz teşekkürlerimle..

9 Nisan 2009 Perşembe

apis dorsata dev arılar

bu şekilde bile çok güzel sistem kurmuşlar bence burda çok büyk bal mumu sağlanıyor balın olgunlaşmasını neye göre ayarlıyorlar bilmiyorum ama şişeleme sistemleri de güzel apis dorsata (dev arı) diye marka bile yapmışlar demekki her şey çalışmaya ve sisteme bağlı dünya bal mumu pazarında burdan toplanılan mumun çok büyük yeri var

The Real Secret Life of Bees

The Real Secret Life of Bees
dailymotiondan olduğu gibi paylaşıyorum arıları videoda görmek bile güzel

BAL ARISININ YAŞAM DÖNGÜSÜ

seslendirmesi benden umarım arıcılık merakı olanlara faydalı olur

8 Nisan 2009 Çarşamba

Güzel bir Çarşamba

Bu günde akşam oldu diyor saat.. Sıcak ve güzel bir gündü. Derslerinde erken bitmesi haftasonundan beri açmayan havanın çineyi güneşe doyurmasını ayrı bir keyif haline getirdi benim için. yurda geldigimde önümde koca bir gün vardı yaşanacak odada biraz uğraş biraz ders birazda arı koleksiyonu için çalışmanın ardından sıcak ve güneşi değerlendirmenin peşine düştüm yollara amacım biraz kitap okumak şelalede azıcık dinlenmek bide ismet amcayı görmekti. Bu havada kaç gün arıya bakamadı kesin arının yanıdadır diye içimden geçiçerek çıktım yola biraz yürüyüşte iyi geldi hani daha şelale yoluna varmadan baktım ismet amca evden çıkmış yola iniyor elinde bir ballı çerçeve uzaktan tanıvermiş olucak ki ( şapkamında etkisiyle ) neredesin sen diye sesleniverdi . Allah razı olsun kendisinden bütün arıcılardan gördüğüm sıcaklığı benden esirgemedi ilk gördüğümden beri.. Arıcılar ile avcılara mahsus o sıcak selamlaşmanın ardından ( diger uğraşlarda mesleklerde böyle bir olay varmıdır bilmem ama arıcılık ile avcılık yapanlar yeni tanışsalar bile sanki 40 yıllık dostturlar yada bana mı öle gelir yıllardır bilemicem artık sizde bri yorum yaparsanız öğreniveririz ) düştüm koltuk altına sohbetin sıcaklığında birbirimizi taşıya taşıya vardık pekde uzak olmayan arılarının yanına güneşin ısıtmasıyla hepimizin neşesi yerindeydi helekiminik dostlarımız çoşmuştuya hayırlısı ... Durum nedir diye sorduğumda bu yağmurlardan arının etkilenmesinden oda dertli hayırlısı dedi ama arını havayı bulup açıldıktan sonra yağmurlu giden bu birkaç gündür dışarı çıkamamasından dolayı stoktaki balı bitirmesinden oda dertli ancak umutsuzda değil hani . yağmurlar geçti diyorum en azından bu birkaç gün yağmur yok sonra bi duraksadım yahu 1970 te arıcılığa başlamış insana havayı sölemek hemide bilmiş bir tavırla komik geldi bana bile kendi kendime güldüm halime sağolsun ismet amcam iki saate yakın sohbet ettik kendisi 28 yıllık arıcı bu 28 yılda 2 sene arısız kalmış neler vardır hazinesinde yararlanılacak varın siz düşünün gerisini ..
hemen buracığa bir resmini ekleyi verelim sevgili ismet amcamızın
sağolsun çok güzel bir sohbetin ardından kendisinden pek çok konuda bilgi alma fırsatım oldu ayrıca teşekkürler ediyorum burdan sevgili İSMET amcama. Yurda döndüğümde güzel bir günün yaşanmışlığını hissetmenin tadı vardı hala üzerimde tüm arıcı dostlara selam ve sevgilerimle