2 Mayıs 2009 Cumartesi

BİR FİDANIN BÜYÜMESİNE YEŞERMESİNE ŞAHİT OLMAK


Bir fidanın yeşermesine şahit olmak nasıl bir duygudur?

Bilirmisin?

Yaşadığın betondan şehirde yeşili görebilmek nasıldır ?

Bilirmisin?

1 Mayıs 2009 Cuma

VARROA AKARINA KARŞI PUDRA ŞEKERİ İLE MÜCADELE YÖNTEMİ

Varroa bal arılarında larvaların ve ergin arının hemolenf ini emerek beslenen bir zararlıdır ergin bireylerin vücutlarını oluşturan kitin tabakayı ayaklarındaki emeçler vasıtasıyla delerek arının vücut sıvısı (hemolenfi) ile beslendiği gibi ergin birey üzerinde açtığı deliklerden her tür virüs ve diğer hastalık etkenlerinin arının vücuduna girmesini kolaylaştırmaktadır. Bu zararlıyla mücadele çeşitli şekillerle yapılmaktadır en bilinen yol tarım bakanlığında ruhsatlı üretilen ürünlerde kalıntı bırakmayan ilaçların reçetesine uygun olarak kullanılmasıdır. Ancak varroa ile mücadelenin başka yolları da vardır.
Bende burada sizlere Helsinki üniversitesinden Sayın Karman FAKHİMZADEH’in 15.04.09 Çarşamba günü bizlere yapmış olduğu sunumda anlattığı pudra şekeri uygulaması ve sonuçları hakkında bir yazı yazmak istedim.

UYGULAMA ve UYGULAMA ZAMANI
Çok ince ve kuru pudra şekeri tüm kovandaki arılar üzerine serpilerek tüm çerçevelerin pudra şekeri ile örtülmesi sağlanır. Pudra şekeri arıların vücuduna yapışan varroaların emeçlerine dolarak onları bloke eder ayrıca arılar birbirlerini üzerlerine bulaşan şekerden temizlerken rastladıkları varroaları söküp atacaklardır. Bu uygulamada kovan dip tahtaları ince delikli tel ile kapalı olursa düşen varroa arıya tekrar tutunamaz. Temel uygulama amacı varroaları düşürmek olan yöntemin zahmetli yönü arılar birbirlerini temizledikten sonra kovan dip tahtasının temizlenmesi gerekliliğidir. Eğer kovan dibine önceden bir kâğıt serilmişse onu almak kolay olacaktır ancak kovan dibine düşen atıkların içinde varroayı görmek oldukça zordur çünkü oda beyaza boyanmış durumda olacaktır.
Alınan atıkları bahçeye etrafa saçmak çok yanlıştır özellikle bizim arıcılarımızda görülen kovan içi pisliklerin arılık etrafına saçılması hastalıklı olabilecek mum kırıntılarının ve kovan içindeki zararlıların arılığa dağılmasına sebep olmaktadır. Mümkün olduğunca kovanın yere vurularak içindeki pisliğin temizlenmesinden kaçınılmalıdır. Kovan içinden toplanan atıklar suya atılsa bile varroalar yaşamını devam ettirebilmektedir bu sebeple bu atıkları güvenli bir şekilde yakmak en iyiçözümdür.

14 Nisan 2009 Salı

İKİ ANALI KOLONİ OLUŞTURULMASI

Merhabalar benimde uzun bir dönem merak ettiğim iki analı koloni yönetim hakkında bir yazı yazmak istedim belki arIcılarımıza bir faydamız olur düşüncesiyle. Öncelikle iki analı koloni yönetiminin esas amacı dönem dönem normal kolonilerde görülen ana arı ve kızının aynı kolonide yumurtlamasını nektar akışı öncesinde denetim altında uygulayarak nektar akışı dönemine yüksek populasyonla girmektir . ayrıca bu kolonilerde biriktirilen polen normal koloniden iki kat fazla olacaktır bu durumda arıcı eğer polenli çerçeveleri uygun koşullarda saklayabilirse gelecek dönemlerde kolonilerin polen ihtiyacını karşılamakta zorlanmayacaktır.

bu yöntemin basit bir şekilde uygulanmasını sizlere anlatmak isterim yöntemin yararlarını ve zararlarını tartışarak konuyu dahada anlaşılabilir hale getireceğimize inanıyorum .



Birleştirilerek iki analı yönetilecek kolonilerin ve birleştirme tarihinin belirlenmesi
burada amaç nektar akımına iki ananın yumurtladığı güçlü tarlacı populasyonu olan koloniler ile girmektir bu sebeble işçi arıların pupadan çıkıp kovan içi yaşamlarından sonra tarlacı olacakları zamanı yöresel nektar akımının başladığı zamana getirmek büyük bir önem arz eder. ayarlamalarımızı bu şekilde yapabilirsek bizim için bal verimi büyük bir artış gösterecektir. arının yaşam döngüsü göz önüne alındıgında işçi arı için 21 gün olan gelişme evresine 20 21 gün de kovan içi görevler eklendiginde min 40 günlük bir süre ortaya çıkmaktadır . çok erken birleştirmelerde nektar olmadan tarlacı arılar beslenmek zorunda kalacak aşırı tüketim koloniyi strese sokacaktır geç kalınması durumunda nektar akımı bittiği halde tarlacı arı populasyonu yüksek olacak bu durumda bal hasadı zorlaştığı gibi koloni nektar gelmediği halde tarlacı arıları beslemek zorunda kalacaktır. yağmacılık tehlikesi artacak ayrıca arıları taşıma durumunda yeni gidilen yörede nektar henüz kıt ise yüksek tarlacı populasyonu sorun olacaktır özellikle yağmacılığı yüksek ırklar arıcıya arılığı dar edecektir . bunlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Birleştirilecek kolonilerin gücü birbirine yakın olduğunda ana arın sorunsuz çalışma şansı artacaktır bir tanesi kuvvetliyse bu koloniyi kuluçkalık kısmında tutmak iyi olacaktır.

Birleştirilecek, iki analı sisteme geçilecek koloniler için öz hazırlık

kovan sayısı yeterli olan üreticiler analı kovanları birleştirme yoluna gidebileceği gibi az sayıda koloniye sahip üreticiler özelliklerini bildikleri ve yörelerine uygun arı larından ana üreterek bu bu sistemi uygulayabilirler.


öncelikle iki ananın birleştirilmesini anlatmak istiyorum


birleştirilecek koloniler yanyana koloniler olursa birleştirmede şaşırma ve tarlacı arı kaybı en az seviyeye inecektir.



işlem sırasında kullanılacak ekipmanlar aşşağıda resimlerini ekledigim 1cm genişlikte . 0,5 cm kalınlıkta çıtanın ballık ile kuluçkalık arasına sorunsuz uyacak şekilde bir çerçeve gibi çakıldıktan sonra iki tarafına ince delikli sinek teli gerilmesiyle oluşturulan sineklikli bölme ızgarası , ve yine etrafına aynı ölçüde çıta dönülmüş ana ızgarası ile bir kuluçkalık ve bir ballıktan ibarettir .




iki yüzü sinek teliyle kaplanmış bu çerceve kolonilerin birbirlerine alışana kadar ayrı kalmasını sağlayacak



bu ana ızgarasınıda bizim arıcılarımız malesef sadece ızgara olarak kullanıyor bu şekilde etrafına çıta atıldığında ballıkta bulunan erkek arıların ve yaşlı arıların ölmesiyle kovan içindeki hareketliliği engellemesi azaltılmış oluyor ayrıca çerceve altlarındaki boşluk havalandırma anlamında işe yarıyor en azından kovanlarınızın bir kaçında kullanılmasını ve kovan içi işleyişteki farkları görmenizi isterim


görüldüğü üzere elmizdeki ana ızgarasının üzerindeki çıtalarda dar tarafta bir uçma deliği oluşturacak kadar boşluk var üste koyacağımız koloninin uçuş deliği olcak .


UYGULAMA


Arılıkta önceden belirlenen koloniler kontrol edilir ana arıda ve genel durum da bir sorun yoksa birleştirme işlemine geçilebilir. önceden özellikle allta kalacak kolonilerin en azından bir kaç kere beslenmesi yayar sağlayacaktır çünkü ballık kaldırılarak besleme yapmak zor olacaktır. kuluçkalıkta kalacak koloni nin üzerine örtü tahtası gibi sinek teli yerleşetirilir bunun üzerinede ana ızgarası konulur uçuç deliği olan kısma dikkat etmek gerekir çıtalar üste ve uçuş deliği öne gelmelidir. en üste ballık yerleştirildikten sonra ikinci koloni bu ballığa düzeni bozulmadan aktarılır ana arının zarar görmemesine özellikle dikkat edilir . kolonide oldugunu bilmek işi garantiye almaktır

. en üste normal bri şekilde kapagı kapatılarak koloni 2 yada 3 gün bu şekilde bırakılmalıdır rahatsız edilmesine gerek yoktur üstteki uçuş yerine ince bir tahtadan uçma tahtası yapılırsa arıların işi kolaylaşmış olacaktır bir kaç gün sonra aradaki sinek teli alınır ve koloni biri kuluçkalıkta biride ballıkta olmak üzere iki ana arıyla çalışma bırakılır sineklik alınınca akşamına yada yakın zamanda arıları kontrol etmek üzere açmak hatalı olur en azından 2.yada3. gün beklenmelidir bundan sonra koloniler normal şekilde kontrol edilebilir. koloninin bir anayı öldürdüğü görülürse sinek teli araya konularak koloninin yeni bir ana üretmesi sağlanabilir. ancak çok özel durumlar hariç böyle bir sorun olmayacaktır. arılar kontrol edilerek nektar gelimine göe besleme yapılır populasyon çok oldugu için gerektiği zamanlarda petek vermek önemlidir.

bu yöntemin uygulaması zor görünsede kolaydır ancak dikkat edilmesi gereken ballığın düşmemesi devrilmemesidir aradaki çıtalar ballığı hareketli kılmaktadır bu sebeble düzgün zemin arılığın rüzgar almaması ve mümkünse ballığın sabitlenmesi gereklidir

bu yöntemi sizlere derslerde anladığım kadarıyla aktarmaya çalıştım sorularınızı ve tecrübelerinizi yazarsanız hem bana katkısı olacaktır hemde bu sistemin iyi yada kötü yanlarını bulup geliştirmekte ve arıcılarımıza kolaylık sağlamakta bir adım dah atılmış olacaktır sevgi ve saygılarımla

11 Nisan 2009 Cumartesi

SAYIN Selahattin GÜNEY in yollamış olduğu fidanlar dikildi onların toprakla buluşması bizim için bir bayram oldu.. teşekkürler Selahattin abi





akasyaları arılığımızın hemen önüne diktim boydan boya . sağolsun bizim çiftlikte görevli abimiz MEHMET AKTAŞ bizden önce dikmeye başlamıştı bile kalanları da biz diktik. okulumuzun ZEYTİNCİLİK bölümü öğrencisi canım arkadaşım OSMAN TAŞ ile beraber kazdığımız çukurlara fidanları yerleştirip usülünce hepsini diktikten sonra içimdeki sevinci anlatamam sizlere bize gelen fidanlardan akasyalar arılığa dikildi kestanelerde yaylaya gidecek işallah ıhlamur ve kiraz lar ise okulumuzda güzel yerlere dikilecek . arkamda görülenler arı otu (fazelya ) umarım arılarımız için çok faylalı olacaklar yeni çiçekleniyorlar bir iki bombus dışında henüz üzerinde çalışan arı göremedim ama eli kulağındadır . fidanlarımızla beraber çok güzel bir görüntü olacağını düşünüyorum .


MEHMET AKTAŞ uygulama birimimizin biricik görevlisi ve OSMAN TAŞ gelecek vaat eden fotoğrafçımız.. İkinizede sonsuz teşekkürlerimle..

9 Nisan 2009 Perşembe

apis dorsata dev arılar

bu şekilde bile çok güzel sistem kurmuşlar bence burda çok büyk bal mumu sağlanıyor balın olgunlaşmasını neye göre ayarlıyorlar bilmiyorum ama şişeleme sistemleri de güzel apis dorsata (dev arı) diye marka bile yapmışlar demekki her şey çalışmaya ve sisteme bağlı dünya bal mumu pazarında burdan toplanılan mumun çok büyük yeri var

The Real Secret Life of Bees

The Real Secret Life of Bees
dailymotiondan olduğu gibi paylaşıyorum arıları videoda görmek bile güzel

BAL ARISININ YAŞAM DÖNGÜSÜ

seslendirmesi benden umarım arıcılık merakı olanlara faydalı olur

8 Nisan 2009 Çarşamba

Güzel bir Çarşamba

Bu günde akşam oldu diyor saat.. Sıcak ve güzel bir gündü. Derslerinde erken bitmesi haftasonundan beri açmayan havanın çineyi güneşe doyurmasını ayrı bir keyif haline getirdi benim için. yurda geldigimde önümde koca bir gün vardı yaşanacak odada biraz uğraş biraz ders birazda arı koleksiyonu için çalışmanın ardından sıcak ve güneşi değerlendirmenin peşine düştüm yollara amacım biraz kitap okumak şelalede azıcık dinlenmek bide ismet amcayı görmekti. Bu havada kaç gün arıya bakamadı kesin arının yanıdadır diye içimden geçiçerek çıktım yola biraz yürüyüşte iyi geldi hani daha şelale yoluna varmadan baktım ismet amca evden çıkmış yola iniyor elinde bir ballı çerçeve uzaktan tanıvermiş olucak ki ( şapkamında etkisiyle ) neredesin sen diye sesleniverdi . Allah razı olsun kendisinden bütün arıcılardan gördüğüm sıcaklığı benden esirgemedi ilk gördüğümden beri.. Arıcılar ile avcılara mahsus o sıcak selamlaşmanın ardından ( diger uğraşlarda mesleklerde böyle bir olay varmıdır bilmem ama arıcılık ile avcılık yapanlar yeni tanışsalar bile sanki 40 yıllık dostturlar yada bana mı öle gelir yıllardır bilemicem artık sizde bri yorum yaparsanız öğreniveririz ) düştüm koltuk altına sohbetin sıcaklığında birbirimizi taşıya taşıya vardık pekde uzak olmayan arılarının yanına güneşin ısıtmasıyla hepimizin neşesi yerindeydi helekiminik dostlarımız çoşmuştuya hayırlısı ... Durum nedir diye sorduğumda bu yağmurlardan arının etkilenmesinden oda dertli hayırlısı dedi ama arını havayı bulup açıldıktan sonra yağmurlu giden bu birkaç gündür dışarı çıkamamasından dolayı stoktaki balı bitirmesinden oda dertli ancak umutsuzda değil hani . yağmurlar geçti diyorum en azından bu birkaç gün yağmur yok sonra bi duraksadım yahu 1970 te arıcılığa başlamış insana havayı sölemek hemide bilmiş bir tavırla komik geldi bana bile kendi kendime güldüm halime sağolsun ismet amcam iki saate yakın sohbet ettik kendisi 28 yıllık arıcı bu 28 yılda 2 sene arısız kalmış neler vardır hazinesinde yararlanılacak varın siz düşünün gerisini ..
hemen buracığa bir resmini ekleyi verelim sevgili ismet amcamızın
sağolsun çok güzel bir sohbetin ardından kendisinden pek çok konuda bilgi alma fırsatım oldu ayrıca teşekkürler ediyorum burdan sevgili İSMET amcama. Yurda döndüğümde güzel bir günün yaşanmışlığını hissetmenin tadı vardı hala üzerimde tüm arıcı dostlara selam ve sevgilerimle

ARI KOLLEKSİYONU İÇİN ARI GÖNDEREBİLECEK ARICILAR

Tüm arıcılarımıza merhaba uzun zamandır düşünüyorum bunu burda paylaşmalımıyım diye .. en sonunda karar verdim madem konumuz arı ve bana Türkiyenin her yerinden örnekler lazım burdan seslenmeliyim bütüm arıcı arkadaşlara bildiğiniz gibi çine meslek yüksek okulunda arıcılık okuyorum arı anatomisi ve fizyolojisi dersinde arı ırklarını iğneleyerek sergileme amaçlı pano oluşturmamız gerekiyor bende bir öğrenci olarak bu panoyu en güzel şekilde oluşturmak benden sonra gelecek arkadaşlara arılar hakkında bilgi alabilecekleri çeşitli arıları görebilecekleri bir pano bırakmak istiyorum . buradan TÜRKİYEMİZİN arıcılarına sesleniyorum
elinizdeki arılardan en az beşer adet işçi bir kaç tanede erkek arı örneğine ihtiyacım var oluşturacağım panoda okulumuzda sergilemek üzere eğer mümkünse baharda değiştireceğiniz sakat yada verimsiz ana arılarıda kargo masrafı bana ait olmak üzere kargoyla yollamanızı rica ediyorum arı yollayanları yolladıkları arıların altında adıyla ve memleketiyle sergileyeceğim umarımki güzel bir çalışma olacak ilgilenenler bu kısma yorum bırakarak bana ulaşabilirlerse sevinirim o küçük canlıları iğnelemek çok hoşuma gitmiyor ama en azından insanların ve geleceğin arıcılarının arıları daha iyi tanımasında bir katkımız olacak ve okulada tatlı bir ANI bırakmış olacağız hep beraber şimdiden teşekküler ilginize

3 Nisan 2009 Cuma

FİDANLAR GELDİ ŞİMDİ SIRA EKİMDE

Sayın BALLI BABA Selahattin GÜNEY ABİMİZİN gönderdiği fidanlar nihayet elimize ulaştı çarşamba günü gelen fidanları bir türlü buraya koyamadım bu güne nasipmiş. Zonguldaktan Aydın ilininin Çine ilçesine gelen fidanlar için kimlerin emeği geçmediki
En başta bu güzel fidanların bizlere ulaşmasında baş rolü oynayan Sayın SELAHATTİN GÜNEY abimize , fidanları temin ederek bizleri yeşil bir dünyada yaşamaya ve geleceğe oksijen sağlamaya yönlendiren Zonguldak Orman Bölge Müdürümüz sayın Akif YILMAZ beye fidanları bize ulaştıran EXSPRESS KARGO şirketine ve kargo masraflarını üstlenen BİOHAYAT firmasına buradan SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM ..
YAN TARAFTA UYGULAMA ALANIMIZDA FİDANLARI VE BENİ GÖRÜYORSUNUZ FİDANLARIN DİKİMLERİNİ DE ENKISA SÜREDE SİZLERLE PAYLAŞMAK UMUDUYLA....
BURDADAOKULUMUZUN NEŞESİ KEÇİLERİMİZ VAR FİDANLARIMIZI EN GÜZEL YERLERE DİKERLEN ONLARIDA HESABA KATMAMAK OLMAZ DİMİ ŞİMDİ HER YER YEM YEŞİL AMA YAZA DOĞRU KURAKLIKLA BİRLİKTE ONLARDA GÖZLERİNİ BİZİM FİDANLARA DİKECEK ÖNLEMİMİZİ ALIRIZ VE UMARIMKİ BÜTÜN FİDANLARI TUTTURARAK GELECEK SENELERDE ARKADAŞLARIMIZA GÜZEL GÖLGELİKLER VE ARILARIMIZA ÇALIŞMAK İÇİN HARİKA ALANLAR YARATABİLİRİZ.....
BU KARELERDE İSE AKASYALARI DİKECEĞİMİZ ALAN GÖRÜNÜYOR ARILIĞIN HEMEN ÖNÜNE DİKECEĞİMİZ AKASYALAR ÇOK GÜZEL OLACAK BUARADA BENİ BİR TÜRLÜ RAHAT BIRAKMAYAN BİR KIZIMIZ YÜZÜNDEN BU POZLARI VERMEK DURUMUNDA KALDIM.. HAREKET ETMESEM DAHA İYİ OLACAKTI AMA SURATTAN ÖPÜLMEK PEK HOŞ OLMUYOR MALUM ...UZUN LAFIN KISASI O BEYAZ VARİLİN OLDUĞU YERE DİKİLECEK AKASYALAR BÖYLECE KEÇİLERDENDE KORUNMUŞ OLURLAR....

29 Mart 2009 Pazar

FİDANLAR YOLDA .. BİZLER ÇOK SEVİNÇLİYİZ

Değerli büyüğümüz Selahattin GÜNEY'in ve Zonguldak Orman Bölge Müdürümüz sayın Akif YILMAZ bey in değerli katkılarıyla bizlere ulaşacak olan akasya,yabani kiraz, ıhlamur ve kestane fidanlarının kargoya verildiğini öğrendim . umarım ki en kısa sürede fidanların dikimini sizlerle paylaşağım . bu fidanların bizlere ulaşmasında emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimle......
ÇİNE MESLEK YÜKSEK OKULU ARICILIK BÖLÜMÜ 1. SINIF ÖGRENCİLERİ
VE SAYIN HOCAMIZ MUSTAFA KÖSOĞLU
ARILARIMIZ






OKULUMUZ VE AYDIN TARİM İL MÜDÜRLÜĞÜNCE DÜZENLENEN LİDER ARICI PROJESİNİN KURSİYER ARICILARI ARILIĞIMIZDA

10 Mart 2009 Salı

YIKIN HEYKELLERİMİ

ATAM SENİ UNUTMADIK. SENİ HEYKEL GİBİ BİR KÖŞEYEDE KOYMADIK YÜREĞİMİZDEKİ EN GÜZEL YER SENİNDİR.... ANCAK VE ANCAK SEN İNSAN YÜREĞİNE SIKIŞIP KALMAYACAĞINI İSPAT ETMİŞ BİR LİDERSİN.. HER YERDE SENİ YAŞATACAĞIMIZA SÖZ VERİYORUZ.